titelbild
us-eng-flag

English

deutsche fahne

Deutsch

Ziyaretçi sayýsý

Banner2

9. Ruhsal ve dünyasal

     I. Müslümanlar soruyor

* Hristiyanlyk tek yönlü olarak bu dünyada insanyn ruhunun kurtulu?u ile ilgilidir. Peki bu dünyadaki – özellikle hem sosyal hem siyasi –ya?am konusunda ne söylemektedir?
* Devlet ile dinin birbirinden ayrylmasy islama yabancydyr, bu batycy ve hristiyan bir dü?üncedir.
* Hristiyanlyk Tanry’ya ve krala ait olan ?eyler arasynda ayrym yapar. O zaman hristiyanlyk adyna yapylan haçly seferleri ve sömürgecili?i nasyl anlamak gerek?

     II. Yslami görü?

     Genel olarak

Yslam kendini son açynlanan, vahyedilen din olarak görür. Daha önceki bütün dinleri kapsar ve a?ar. Yahudilik tek yanly olarak bu dünya ile, Hristiyanlyk da tek yanly olarak öteki dünya ile ilgilidir. Buna kar?yn Yslamiyet ortayolun mükemmel ve uyumlu dinidir (bkz. Kuran, Maide 3 ve Bakara 143 – din vasat, yaygyn olan yoruma göre). Yslam, bedenle ve ruhla, sosyal, politik ve dini ya?amla, bu dünyada ve ahirette mutlulukla ilgilidir. Buna kar?yn hristiyanlyk bedeni ruh için feda etmektedir. Yalnyzca din ile ilgilenmekte, siyaset ve devleti görmezden gelmektedir. Bu dünyadaki mutlulu?a hiç önem vermemekte ve bütün umudunu cennete ba?lamaktadyr.

 Bu tür kanylar müslümanlar arasynda az ya da çok yaygyndyr.46 Hristiyanly?yn ondokuzuncu yylda verdi?i görüntünün böyle genel bir baky?y güçlendirdi?ini kabul etmek gerekir. “Bu gözya?y vadisinde” “kendi ruhunun kurtulu?u” gibi deyimler; yaygyn bir ?ekilde bedenin, ve özellikle günahkarlaryn alany gibi gösterilen cinselli?in olumsuz olarak görülü?ü; hristiyanly?yn ki?isel bir din ve siyasetin “kirli” bir ?ey gibi dü?ünülmesi vb. kanylar buna tipik örneklerdir.

 Birçok müslüman, ke?i?li?i ve iman u?runa sürekli bekarly?y tipik bir hristiyan özelli?i ve bütün hristiyanly?y etkileyen bir gariplik olarak görmektedirler. Bunlary, “sa?lykly” islami görü? açysyndan reddettikleri bir çe?it “dünyadan kaçy?” (al-firar min al-dünya) olarak görmektedirler.

 Ancak müslümanlaryn Hristiyanlyk hakkyndaki bu görü?lerinin son yyllarda bir parça de?i?im gösterdi?ini belirtmek gerekir. Müslümanlar arada bir hristiyan kiliselerinin bary? ve yoksullar, toplumda dy?lanmy? olanlar için adalet konularyndaki çabalaryna siyaset ve kamuoyunda çevre yaratma çabalaryna duyduklary ilgiyi belirtmektedirler. Yslami dü?ünürler, siyasi basky ve sosyal adaletsizli?e sava? açan Kurtulu? teolojisine ilgi göstermektedirler.

     Detayly olarak

Tanry’nyn birli?i Kuran’yn ana mesajydyr. Ayny zamanda Yslamiyet Kuran tarafyndan açykça sosyal adalet için görevlendirilmi?, Mekke’deki ba?langycyndan itibaren yoksullaryn, yetimlerin ve zayyflaryn yanynda yeralyp onlaryn zenginlerce basky altynda tutulmalaryna kar?y sava?my?tyr. Muhammed tarafyndan kyyamet günü dirili?in ve ilahi mahkemenin duyurulu?u ba?yndan beri zenginleri kendilerini düzeltmezlerse onlary bekleyen ceza hakkynda uyarma amacyny gütmü?tür. Bütün Mekke sürecini kapsayan bu duyuru, zenginlerin çykarlarynyn egemen oldu?u bir toplum yapysyny hedef almy?tyr. Bu, o zamanki küçük müslüman cemaatinin Mekke’de basky ve zulme u?ramasyna yolaçmy?tyr.

 Medine’ye 62247 yylyndaki hicretin üzerinden çok geçmeden peygamberin çevresinde syky bir yapyya sahip bir topluluk olu?mu?tur. Bu topluluk gitgide güçlenmi? ve kysa zaman sonra Mekke’yi ve bütün Arabistan’y egemenli?i altyna katmy?tyr. Buna uygun ?ekilde Medine’deki 10 yyllyk Kuran vahyi süreci yalnyzca ruhsal ya?amla (ibadet, oruç, erdemler ve kötülükler) de?il, toplumsal ve sosyal ya?amla da ilgilidir: ?ahsi, aile ve sosyal ya?amyn düzenlenmesi (sözle?meler, evlilik, miras); siyasi ya?amyn düzenlenmesi (sava? ve ganimet payla?ymy için kurallar, önderin görevleri, kar?ylykly dany?ma sorumlulu?u); ve sonuçta müslüman olmayanlaryn statüsünü de içeren günlük ya?amla ilgili hukuki kurallar.

Do?al olarak islami gelenek bu tarihi geli?imle ve bununla ba?ly Kuran metninin ifadeleriyle ?ekillendi ve bundan insanyn bütün ihtiyaçlaryna: bedenin ve ruhun ihtiyaçlaryna, ki?isel ve sosyal, siyasi ihtiyaçlara yanyt veren kapsamly bir ya?am düzeni olarak islam teorisini geli?tirdi: Al-Islam din ve davla: Yslamiyet hem din hem de devlettir. Ynsanyn hem bu dünyasyyla hem de ahireti ile ilgilidir. “Yyi müslüman ahireti unutacak kadar bu dünyayla ilgilenen, ya da bu dünyayy ahirete feda eden de?ildir. Yyi müslüman hem bu dünyayy hem de ahireti do?ru ya?amayy bilendir” (Hadis).

 Yslamiyet ruhsal ve dünyasal (fani) ya?amy birbirinden ayyrmayy reddeder, ancak farklylyklaryny da kabul eder. Klasik risaleler, de?i?mez olarak görülen ibadet ile de?i?ken olarak görülen sosyal ili?ki (muamelat) i?leri arasynda ayrym yaparlar. Bir hadis, Muhammed’in kendisine dünyada do?ru tutum hakkynda soru soran birisine verdi?i yanyty aktaryr: “Bu dünyanyn i?leri hakkynda siz benden çok ?ey biliyorsunuz” (Antum a’lamu bi-amri dunya-kum). Beydavi’nin48 Zuhruf suresi 63. ayete yorumu bu söze ?unu ekler: “Peygamberlerin neden dünyevi i?leri de?il de, yalnyzca dini i?leri açyklamaya gönderilmelerinin sebebi i?te budur.”

Yslamiyette sosyal yapyyy sorgulayan ahlaki ve sosyal bir ö?retinin kurucunun ya?amy, yani Kuran’yn vahyi döneminde bir devlet dininin kurulu?u hareketi gerçekle?mi?tir. Yslam’yn hemen bunu izleyen tarihinde halife, yani peygamberin halefi, “yeryüzünde Tanry’nyn gölgesi” ve “müminlerin emiridir” (amir al-muminin). Halife ve temsilcileri öncelikle dinsel de?il, dünyasal kudret sahibidir, çünkü islamiyet ne dinsel bir hiyerar?i ne de resmi bir ö?reti makamy tanyr. Bununla beraber halifeler “iyiyi emretmek ve kötüyü yasaklamak” (al-amr bi-l-maruf va-l-nahy an al-münkar) konusunda dini sorumluluk ta?yrlar. Louis Massignon’a (1883-1962) göre Yslamiyet “e?itlikçi bir laikler teokrasisidir”. Modern islami devletlerin kurulu?undan beri islamiyet din ve devlet (din va davla) olarak, Suriye ve Yemen gibi az sayydaki istisnalary gözönüne alynmazsa, do?al olarak devlet dini (din al-davla) olmu?tur. Buna kar?yn Arap dünyasy dy?yndaki nüfusunun ço?unlu?u müslüman olan bir dizi devlet laik bir yapydadyrlar ve öyle kalmayy istiyor görünümdedirler (Türkiye, Senegal, Mali, Nijer, vb.).

20.yüzyylyn ba?laryndan beri bazy müslüman dü?ünürler bir devlet dininin olumsuz yanlaryny ortaya koymu?lardyr. Bir yandan böylesi bir siyasi yapyda din, kolaylykla bir dini ideolojinin aracy haline gelebilecek olan devleti daraltyr. Dar anlamda böylesi bir yapydan sonuçta yalnyzca din zarar görmez. Böyle bir durumda din ço?u kez yönetimdeki partinin malzemesi haline gelebilir, örne?in camilerdeki vaazlaryn memurlaryn kontrolünde olmasy gibi. Bu nedenle islami dünyada bile onyyllardyr dinle devletin ayrylmasyna, hatta laik bir devlet yapysynyn olu?turulmasyna yönelik ça?rylar gitgide güçlenmi?tir.49

 Bu dü?ünceler, islam dünyasynyn her tarafyndaki sosyalist ve marksist dü?ünürleri gözönüne almasak bile, Mysyr’da, Suriye’de, Ma?rip’te (Kuzey Baty Afrika’daki Tunus, Fas ve Cezayir için kullanylan bir sözcük) ve Pakistan’da yanky bulmu?tur. Öte yandan konservatif çevreler ?iddetle bunlara kar?y çykmaktadyrlar.50 Laik devlet dü?üncesini “batycy ve hristiyan sapkynly?y” olarak tanymlamakta ve modern islami devletleri Kuran’a sadakatsizlikle suçlayacak kadar ileri gitmektedirler. Çok sayyda müslüman bu iki e?ilim, din ile devletin tamamen entegrasyonu ya da tamamen ayrylmasy arasynda kararsyzdyrlar. Bir taraftan okullarda din e?itimini sa?lady?y ve azalan ibadet aly?kanly?y tehlikesine kar?y etkisi nedeniyle avantajlaryny kabul etmektedirler. Öte yandan ise devlet dininin gerçek, ?ahsi sorumlulukla ve özgür iradeyle seçilmi? bir iman özelli?ini te?vik etmedi?ini görmektedirler.

     III. Hristiyan görü?ü

      1. Hristiyan antropolojisi

Ne Eski ne de Yeni Ahit bedenin ve ruhun ayry tutulmasy ya da bedenin de?ersiz görülmesiyle ilgili bir ?ey içermezler. Kitaby Mukaddes’e göre insan, ya?am ve ruhla donatylmy? bir bedendir. Eski Tevrat betimlemelerine göre hepsi birden ölürler ya da ölüler ülkesine giderler (bir anlamda araf). Dirili?le ilgili ifadelerin Eski Ahit’te yeralmalary belli bir zaman sonra ba?lar (Eski Ahit, Daniel 12,2-3). Eski Ahit’in son bölümlerinde, özellikle bilgelik kitaplary “do?rularyn dirili?inden” bahseder. Yeni Ahit’te ise Ysa’nyn dirili?i ve imanlylaryn O’nda dirili?i imanyn çekirde?i durumundadyr. Ynsanlar bedensel bir ?ekilde dirileceklerdir.

 Beden, “ruhsal beden” olarak tamama eri?te yeralacaktyr (bkz. Yncil, Korintlilere 1.Mektup 15,44). Pavlus, “do?al benli?in (etin)” Tanry’nyn egemenli?ini miras alamayaca?yny” (Yncil, Korintlilere 1.Mektup 15,50) ve imanlylaryn “do?al benli?e” göre ya?amamalary gerekti?ini (bkz. Yncil, Romalylara Mektup 8,4-9) söyledi?i zaman bu asla bedenin veya insanyn bedensel boyutunun hakir görülmesi anlamynda de?ildir. “Do?al benlik (et)” (Yunancada sarx) – “beden” den (Yunancada soma) farkly olarak – daha çok insanyn günahkar ve Tanry’ya kar?y itaatsiz halini vurgular. Bu nedenle, insanyn kendisini “bedenin arzularynyn” de?il, Tanry’nyn Ruhu’nun rehberli?ine byrakmasy gerekir (bkz. Yncil, Galatyalylara Mektup 5,13-26). Tanry’nyn Ruhunun aracyly?yyla insan bedeni bastyrylmy? olmaz, aksine gerçekten diri, canly kylynyr (bkz. Yncil, Romalylara Mektup 8,11).

 Platon (Y.Ö. 427-347) ve Plotin’in (Y.S. 205-270) Yunan felsefesinin ilk ça? hristiyan dü?üncesine etkisiyle insan ruhunun insan bedeninden ayrymlanarak vurgulanmasy gerçekle?ir.51 Bu, özellikle gnostiklerde bedene, dünyaya ve tarihe dü?man bir tavry do?urur ki, bunun hristiyanlykta da etkisi olmu?tur. Ancak kilise gnostik dü?ünceyi reddetmi?tir. Yalnyzca ruhun kemale (mükemmelli?e) ermeyece?i, bedenin de dirilece?i inancy, tek yanly bir ruhsally?y reddeder. Ynsan, Tanry tarafyndan beden-ruh birli?i olarak yaratylmy?tyr. Ynsan bütün boyutlaryyla (örne?in cinsellik açysyndan da) günah ve ölümün gücünden kurtarylmaly ve Tanry çocuklarynyn özgürlük ve yüceli?ine eri?tirilmelidir (bkz. Yncil, Romalylara Mektup 8,21).

     2. Din ve Devlet. Yman ve Siyaset

Tarihi açydan bakyldy?ynda Hristiyanlyk ve Yslamiyet benzer ?ekillerde geli?im göstermi?lerdir. Ba?langyçlarynda ikisi de sosyal içeri?e de sahip, adaletsiz siyasi ve sosyal yapyyy sorgulayan ruhsal bir mesajy duyurdular. Özellikle dini mesajyn ba?arysy her ikisine de; hristiyanly?a da, islamiyete de toplumda devlet dini olmaya gidecek kadar üstün bir konum kazandyrdy.

 Hristiyanlyk tarihinin ilk defa dördüncü yüzyylynda, Sezarlar Konstantin (hükümdarly?y 306-337) ve I. Thedosyus (hükümdarly?y 379-395) döneminde devlet dini haline geldi. Ancak Yeni Ahit’in hiçbir yerinde bir “hristiyan devleti” için dayanak te?kil edecek bir ifade yoktur. Ysa ne bir devlet, ne de di?er siyasi topluluklara rekabet edecek bir hristiyan toplulu?u kurmady. Hristiyan, devletin yöneten kesimi putperest bile olsa, di?er vatanda?larla birlikte ayny hak ve ödevlere sahip bir vatanda?tyr.52

 Bu sorunlar hakkynda Ysa’nyn ve Yeni Ahit’in görü?ü ikili bir red ?eklinde özetlenebilir:

    - Dünyasal ?öhret ve kudret, Tanry’nyn Egemenli?i u?runa reddedilmi?tir. “Benim krally?ym bu dünyadan de?ildir” (Yncil, Yuhanna 18,36); “Sezar’yn hakkyny Sezar’a, Tanry’nyn hakkyny da Tanry’ya verin!” (Yncil, Matta 22,21; bkz. Matta 17,27), ki bunlaryn anlamy: Yetkileri Tanry verdi?i için, dünyasal yöneticilerin hak ve yetkilerine saygy gösterilmesi. Ynsanlar O’nu kral yapmak istedikçe Ysa bundan kaçyndy (Yncil, Yuhanna 6,15; 12,12-36; Ysa’nyn Kudüs’e girdi?i Pazar günü). Ysa’nyn ölümünün nedenlerinden biri de, halkyn O’nun dünyasal kudreti reddetmesinden duydu?u hayal kyrykly?yydy, çünkü halk muzaffer bir mesih bekliyordu. Dünyasal kudretine sevinen bu kudreti isteyen “muzaffer” bir hristiyanlyk, Yncil’e aykyry dü?er. Hristiyanlyk “haçyn dinidir” ve amaçlady?y ya da amaçlamak zorunda oldu?u tek ba?ary, insanlaryn yüreklerinin tek Tanry’ya yönelmesidir.

    - Hristiyanlyk, siyasi ve sosyal alandaki her türlü haksyzly?y reddeder. Ysa’nyn ya?amy, insan haklaryny, özellikle yoksullaryn haklaryny çi?neyen her türlü dini ya da siyasi egemenli?e kar?y sürekli ve bazen de açykça ortada olan mücadeleyle doludur. Bu da ölümünün nedenlerinden bir di?eriydi. Özellikle yoksullara vadedilmi? olan Tanry’nyn egemenli?i hakkyndaki müjdenin, Sezar’yn (yani dünyasal yöneticilerin) isteklerinden daha önemli tutulmasy gerekir.53 Tanry’ya olan sevgiyi, insan karde?lerine olan sevgiden ayyrmak olanaksyzdyr; çünkü insanlara kar?y sevgi, Tanry’ya olan sevginin bir kanytydyr. En uç durumda bu, canyny ba?kalarynyn u?runa feda edebilmek anlamyna gelir (Yncil, Yuhanna 15,13; Matta 25,40; Yuhanna’nyn 1.Mektubu 3,16; 4,20). Kar?ytlyk, hristiyanyn, karde?leri u?runa kendini feda etmesine kadar, her türlü haksyzly?a kar?y çykylmasyna kadar gidebilir. Bu anlamda siyasi etkinlik, hristiyanyn ya?am görevinin entegre bir parçasy durumundadyr.

Sezarlar Konstantin ve I.Theodosyus’un zamanyndan itibaren hristiyanlyk yüzyyllar boyu devlet dini oldu. Bu statüyü, biraz zayyflatylmy? ?ekilde bazy ülkelerde günümüze kadar korudu. Bunun yanynda Roma Ymparatorlu?u’nun yykyly? dönemindeki güçsüzlük ve siyasi bo?luk Papaly?y dünyasal gücü eline almaya yönlendirdi. Kilisedevlet’in kökeni i?te budur. Ardyndan hemen hemen bütün vatanda?lar hristiyan oldu?unda, iki kylyç teorisi ortaya çykty, yani ruhsal ve dünyasal kylyçlar ö?retisi, her ikisi de, kendisini krallary ve sezarlary atamak için görevli sayan Papa’nyn elinde birle?mi? olarak. Her iki gücün tek bir kurumda ve tek bir ki?ide birle?mesi zamanla kilisenin bazy giri?imlere ambargo koydu?u ya da kendisinin ba?latty?y ve yönetti?i, yanly? ve Yncil’in ruhuna aykyry olan bazy giri?imlere yolaçty: Haçly seferleri, emperyalist ve sömürgecilik giri?imleri, Engizisyon ve “Dünyasal kol”.54

 Ykinci Vatikan Konsili, Yncil’in ruhuna dönü?te belirleyici bir adymy gerçekle?tirdi.55 Kilisenin (yani dinin) devletten ba?ymsyzly?yny, devletin de kiliseden (yani dinden) ba?ymsyzly?yny talep etti; ve bunun yanynda her ikisini de ilgilendiren sorunlaryn çözümünde birlikte çaly?maya ça?yrdy. Ayny zamanda, Yncil’in idealleri kapsamynda dini topluluklaryn toplumda nüfuz haklaryny da vurgulady.56 Protestan kilisesi için de 1934 tarihli Barmer Teoloji Bildirgesi önemli hale geldi.

     3. Bu dünyada ve ahirette ya?am

Ysa Mesih’in dirili?i, son zamany ba?latmy?tyr. Sonsuz ya?am ?imdiden ba?lamy? durumdadyr: “Dirili? ve ya?am ben’im” (Yncil, Yuhanna 11,25; bkz. 5,24; Yuhanna’nyn 1.Mektubu 3,14; Romalylara Mektup 6,5). “Sonsuz ya?am, tek gerçek Tanry olan seni ve gönderdi?in Ysa Mesih’i tanymalarydyr” (Yncil, Yuhanna 17,3; bkz. 3,15-16; 5,24; 6,40.47). Sonsuz ya?am ba?lamy?, ama daha tamama ermemi? durumdadyr. Hristiyan “?imdiden” ile “daha de?il” arasyndaki gerilimde ya?amaktadyr. Çünkü kemale ermi? olan kurtulu? Ysa’nyn dirili?i ve hristiyan imanynda daha tamamlanmy? de?ildir. Dünya, Kutsal Ruh’un gücüyle, Tanry’nyn iste?ine en yakyn hale gelmesi amacyyla daha de?i?tirilmek zorundadyr.

 Yaradyly?yn Tanry’nyn Ruhunda tamama eri?i, dünyanyn, zamanyn ve tarihin sonunu belirleyecek olan Mesih’in geri geli?i ile tamamlanacaktyr. Yeni bir dünya do?mayacak, ancak içinde ya?ady?ymyz dünya ayny insanlarla, devamly yenilenip dönü?üme u?rayacak, yeniden ?ekillenmi? ve mükemmelli?e ermi? olacaktyr. Bu umut kesinlikle ütopya de?ildir, çünkü Ysa Mesih’te, O’nun mesajynda, ya?amyny feda edi?inde ve dirili?inde temellenmi?tir. Bununla birlikte umut gerçekçi kalyr, öyle ki hristiyan, insanyn ve dünyanyn iyile?mesinin Mesih’in geri geli?ine kadar tamamlanmamy? olaca?yny bilir.57

 Hristiyan imany, Yncil’in mesajynyn bütün dünyaya eri?mesi ve gerçek amacyna ula?masyna katkyda bulunmak için dünyaya tam anlamy ile hizmet etmeyi talep eder. Yncil insanlaryn daha iyi ?artlara kavu?masy için etkin olmayy da talep eder. Bu de?i?ik ?ekillerde olabilir: bir siyasi partide etkinlik, belli bir yer ve zamanda Yncil’in de?erlerini ba?kalaryyla – hristiyan olmayanlar ya da ateistlerle de - birlikte prati?e geçirmek için en uygun araç olabilir; ya da bir sendikada etkinlik, ya da herhangi bir ?ekilde sosyal hizmet. Ruhsal bir dinsellik de insan ya?amynyn tamama ermesi için zorunludur. Ancak Yncil asla bir siyasi programla benze?tirilemez. Bu nedenle Hristiyanyn etkinli?i, dönemin yapysynyn otonomisine gerekli saygyyy; kendine ve kiliseye kar?y gerekli özele?tiriyi içerecek ?ekilde her türlü siyasi ve sosyal sisteme kar?y ele?tirel ve gözlemci bir tavry içerir.58

     IV. Hristiyanlar yanytlyyor

      1. Beden ve Ruh

Ynsan varly?ynyn bütünlü?ünü ve birli?ini vurgulamak gerekir. Ynsan, Tanry’nyn benzeyi?inde yaratylmy? olarak, bedeni ve ruhu ile bir bütündür. Bundan dolayy bedene ve bununla birlikte cinselli?e de saygy ve özen göstermek gerekir.

     2. Din ve Devlet

Yncil’in Hristiyanly?yn tarihinde kötüye kullanyldy?y ve ihanete u?rady?y dönemler oldu?unu kabul etmek, ancak tarihi yapyyy da gözönüne getirmek gerekir. Bunun yanynda hristiyanlar ve müslümanlaryn tek tek ve birlikte kendi tarihlerini ele?tirel bir ?ekilde gözden geçirmeleri gerekir. Ortak hristiyan-müslüman tarihinin hem müslümanlarca hem de hristiyanlarca bilinçli bir ?ekilde ele?tirilmesini te?vik etmek gerekir.59 Burada geçerli olan yalnyzca geçmi?e bakmak de?il, gelece?e yönelik olmak ve dinsel özgürlükle kar?ylykly saygyyy te?vik eden siyasi bir sistem için ortak adymlar atmaktyr.60

     3. Bu dünya ve Ahiret

Ölümden sonra ya?ama olan inanç, bu dünyanyn sorunlaryndan kaçy?a ya da kayytsyz kalmaya yöneltemez. Tam tersine iman insan karde?lerimize, özellikle yoksullar ve ma?durlara hizmet etmek için te?vik etmelidir. Yman hem umudumuzu ve daha iyi bir dünya için çaly?ma iste?imizi güçlendirmelidir; hem de insani projeleri asla Tanry’nyn egemenli?i ile e? tutup kary?tyrmamamyza yardym etmelidir. Zamanyn sonu ayny ?ekilde Son Yargy anlamyna da gelmektedir. Gerçek ve tam adalet i?te o zaman yerini bulacaktyr. Son Yargy’da insanlar yaptyklary ?eylere ve özellikle yoksullar ve mazlumlara kar?y nasyl davrandyklaryna göre yargylanacaklardyr. Bu noktada Kitaby Mukaddes ve Kuran uyum içindedir. “Tanry’nyn hakkyna” (hukuk Allah) olan saygy, insan hakkyna (hukuk al-insan) olan saygy ile ba?lar. Kitaby Mukaddes’teki Tanry’ya kar?y sevgi emri, insanlara sevgiyi ve insanlaryn haklaryna kar?y saygyyy da içerir.61

Kitapla ya da hristiyanlýkla ilgili sorularýnýzý lütfen sorular@islamacevaplar.com adresine yazýnýz. Sorular ve yazarýn yanýtlarýný yine bu sitede yayýnlayacaðýz. Soru gönderen kiþilerin ne adlarý ne de elektronik posta adresleri açýklanmayacaktýr.

[Ana Sayfa - Önsöz] [Kutsal Kitap] [Ysa'nyn Tanryly?y] [Haç, Günah, Kurtulu?] [Muhammed: Peygamber?] [Üçlübir Tanry] [Kilise] [Kutsal Efkaristiya] [Ybadet] [Ruhsal ve Dünyasal] [Sürekli Bekarlyk] [Dinlerin çoklu?u] [Hristiyanly?yn Merkezi] [Dipnotlar] [Tematik Soru Yndeksi] [Sorular Yndeks] [Sorular ve Yanytlar 1] [Sorular ve Yanytlar 2] [Sorular ve Yanytlar 3] [Sorular ve Yanytlar 4] [Sorular ve Yanytlar 5] [Sorular ve Yanytlar 6] [Sorular ve Yanytlar 7] [Sorular ve Yanytlar 8] [Sorular ve Yanytlar 9] [Sorular ve Yanytlar 10] [Sorular ve Yanytlar 11] [Sorular ve Yanytlar 12] [Sorular ve Yanytlar 13] [Sorular ve Yanytlar 14] [Sorular ve Yanytlar 15] [Sorular ve Yanytlar 16] [Sorular ve Yanytlar 17] [Sorular ve Yanytlar 18] [Impressum]