titelbild
us-eng-flag

English

deutsche fahne

Deutsch

Frankreich02

Français

Italia02

Italiano

Spanien02

Español

russland3

Ziyaretçi sayısı

Banner2

6. Kilise

     I. Müslümanlar soruyor

* Kilise ile ümmet arasındaki benzerlikler ve farklar nelerdir?
* Hristiyan iman toplulukları ve kiliseler arasındaki ana farklar nelerdir?
* Hristiyanların birliği konusunda çalışmalar var mıdır?
* İnsan nasıl kilise üyesi olur? Vaftizin anlamı nedir?
* Kilisenin yapısı nasıldır? Camilerin idare kuruluna benzer bir kurulu var mıdır?
* Katolik kilisesinde Papa’nın rolü, yanılmazlığı (yanılmaz, masum= günahlardan korunmuşluk), kilisenin öğreti makamı ve Vatikan Devleti nasıl anlaşılmaktadır?

     II. İslami görüş

     Genel olarak

 1. Müslümanlar kendilerini, Tanrı’nın gözünde herbiri aynı olan müslümanlar cemaatinin (ümmet) üyesi olarak görürler. Burada temel olarak hiyerarşi, iman konularında yetkiyle karar veren öğreti makamı, rahiplik ya da rahiplerin hiyerarşisi yoktur. Her müslüman aracısız direk olarak Tanrı’nın önündedir.

 2. Müslümanlık bilincinde ümmetin birliği, islamiyet içindeki gruplar (örn. Sunniler, Şiiler) ya da bazen çekişme ve hatta savaş durumunda olsalar bile farklı bağımsız devletlerin mevcudiyetinin üzerindedir. Buna karşın hristiyanlar – yalnızca islam dünyasında değil her tarafta – farklı gruplara bölünmüş görünmektedirler.

 3. Müslümanların düşüncesine göre Kuran’ın ve aktarının yorumu temel olarak her bir müslümana emanet edilmiş bir görev durumundadır. İcma (ulemaların düşünce birliği) sistemi artık yoktur. İmanın birliğini ve imanı günümüze uygun şekilde yorumlayacak bir öğreti makamına özlem duyan müslümanlar vardır, ancak daha sık olarak imanla ilgili konularda bağlayıcı olacak bir otoriteye karşı büyük kuşku görülmektedir.

 4. Kural olarak, insan islami bir ülkede doğduğu ve islam iman dünyası içinde büyüdüğü için müslümandır. Aynısının hristiyanlarda da olduğu düşünülmektedir. Bunun yanında hristiyan vaftizi ile müslüman sünneti arasındaki temel farklılık genelde pek bilinmez. Bazen Arap müslümanlarca sünnet kelimesi “vaftiz” şeklinde tercüme edilmektedir. Öte yandan günümüzde yetişkin olarak inançlarına yeniden sarılan ve yeniden yönelen müslüman ve hristiyanların sayısı artmaktadır.

     Detaylı olarak

 1. Ümmet içinde bütün imanlılar (erkek ya da kadın) Tanrı’nın gözünde “bir tarağın dişleri gibi” (Hadis) aynıdırlar. “Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır” (Kuran, Hucurat 13). Müslümanların birçoğu velilerin, evliyaların şefaatine önemli bir yer ayırmasına rağmen, herkes aracısız direk Tanrı’ya yönelir. Muhammed’in müslümanlar için Tanrı’nın tahtında canlı bir şefaatçi olduğu genel bir islami kanıdır. Ancak bu konuda Vahhabiler19 değişik Kuran ayetlerine işaret ederek bu şefaatin yalnızca Son Gün’de ve Tanrı’nın açıkça izni ile olacağını ifade ederler (bkz. Kuran, Bakara 256; Taha 108).

 2. Ümmet, bütün imanlıların topluluğudur, “müminler ancak kardeştirler” (Kuran, Hucurat 10). (Geçmişte) Halifenin, (günümüzdeyse) devlet başkanlarının ümmetin birliği için çaba göstermek ve şeriatın uygulanmasını sağlamak görevleri vardır. Buna karşın imanın ve şeriatın tarifi ve yorumu konusunda normalde fonksiyonları yoktur.

 3. İmanın ve işlerin tanımlanması din alimlerinin (ulema: din biliminde uzman olanlar; fukaha: şeriat, yani fıkıh eğitimi görmüş olanlar) görev alanıdır. İmanın ve şeriatın tarifi konusunda yanılmazlık topluca ümmete aittir: “Ümmetim asla yanlış olanda anlaşmaz” (Hadis). Ancak bu temel ifadenin uygulanması zordur. Bazı ülkelerde bir başmüftü ya da müftüler konseyi, fetva denilen hukuki karar ifadeleri şeklinde şeriatın resmi yorumundan sorumludurlar. Müslüman, yetki ve deneyimleriyle tanınan din alimleri ya da dini önderlere (ulema ve sufi şeyhleri) herhangi bir konuda danışabilir.

 4. İmamın rolü namaza önderlik etmek ve vaaz (hutbe) vermektir. Normalde, devlet tarafından maaşı ödenen devlet memuru konumundadır. Mevcut olmadığı durumda yetkin bir müslüman onun görevini yerine getirebilir. İmam rahip değildir. İslamiyette ruhbanlık sınıfı yoktur, bunun yerine dini bilimleri iyi bilen din adamları vardır.

 5. İslamiyette herbiri kendisinin doğru yol olduğunu iddia eden farklı yönelimler vardır. Günümüzde ise bir çok müslüman küçük gruplar ve teolojik ekolleri gözönüne almaksızın Sunniler ve Şiiler şeklindeki ayrımın tarihsel kökenli ve tarihin bir ürünü olduğunu ve her bir grubun hepsi de kaynağını Kuran’dan alır şekilde İslam’ın farklı yanlarını öne çıkardığını düşünmektedir.

 6. İslamiyetle kıyaslandığı zaman hristiyanlık müslümanlara göre, yalnızca İsa Mesih’in kişiliği ve anlamı hakkındaki öğreti açısından değil, bir çok açıdan bölünmüş görünmektedir. Kuran İsa ya da hristiyanlar hakkında konuşurken şunu ekler: “Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük güne şahit olunduğu zamanda vay o kafirlerin haline!” (Kuran, Meryem 37; bkz. Bakara 113.145; Maide 14). Avrupa’daki müslümanlar bu konuda özellikle hristiyanların katolikler ve protestanlar olarak ayrılığını düşünürler.

     III. Hristiyan görüşü

      1. Katolik/Protestan20

 1. Hristiyan düşüncesinde kilise çok katmanlı bir terimdir. Öncelikle İsa’ya Tanrıoğlu ve Kurtarıcı olarak inanan ve buna vaftizle tanıklık edenlerin topluluğudur. Vaftizlilerin bu büyük topluluğu değişik kilise ve iman topluluklarına üye durumdadırlar.

 2. İnsan doğumla değil, iman ve vaftizle hristiyan olur.21 Vaftiz olan kişi İsa’nın ölümü ve dirilişine katılmış olur (İncil, Romalılara Mektup 6.bölüm) ve kilisenin bir üyesi haline gelir.

 3. Kilise devamlı olarak Eski ve Yeni Ahit’in kutsal yazılarında vahyedilen Tanrı Sözü’ne sadık kalmak ve onu her çağın yapısı içinde anlamak çabasındadır. Tanrı Sözü’nün devamlı olarak yeniden anlaşılması, İsa’nın havarilerine vadettiği Kutsal Ruh’un etkin olduğu kilise topluluğunda gerçekleşir.

         1.1 Protestan kilise yapısı özellikleri

Kilise, Tanrı Sözü’nün doğru ve tam sadakatle duyurulduğu ve vaftiz ve Rab’bin sofrası sakramentlerinin uygulandığı yerdedir.22 Kilise cemaatlerden oluşur. Kilise ruhani meclis yapısındadır, cemaatlerin idarecileri (kadın ya da erkek vaizlerden, kadın ya da erkek episkoposlara23 kadar), dini makam sahibi ya da din adamı olmayan (laik) cemaat üyelerinden oluşan ruhani meclis kurullarına24 hesap vermekle yükümlüdürler. Kadınlar ya da erkeklerce, evli ya da bekarlarca yapılsın, kilisenin idaresi imanlıların birbirlerine kardeşçe hizmetleridir.

           1.2 Katolik kilise yapısı özellikleri

Kilise, öncelikle herkesin vaftiz aracılığıyla aynı onura sahip olduğu Tanrıhalkı’dır. Kilise’de hizmet makamı imanlılar topluluğuna hizmet eder. 2.Vatikan Konsili, kilise yasası Lumen Gentium’da (Ulusların Işığı) hiyerarşik bir kilise yapısından (“communio hierarchica”) 25 özellikle bahsetmektedir. Kilise, hiyerarşi değildir, hristiyanların topluluğudur; hiyerarşi topluluğa hizmet eder.

 Papa’nın ya da episkoposların “yanılmazlığı” öğretisini doğru bir şekilde anlamak için, buna temel teşkil eden, İsa Mesih’te açıklanan Tanrı Sözü’nün yanılmaz, yani tamamen güvenilir ve kusursuz oluşunu gözönünde tutmak gerekir. İsa, Tanrı Gerçeği’ni duyurmuş, bu gerçeğe tanıklık etmiştir (bkz. İncil, Yuhanna 18,37). Bu gerçek, Kutsal Ruh’un gücüyle kiliseye erişir ve kilisece imanla kabul edilir. “Gerçeğin Ruhu” olan Kutsa Ruh, İsa’nın öğrencilerini tüm gerçeğe yöneltir (İncil, Yuhanna 16,13). Kilisenin, Ruh’un gücündeki imanında Tanrı’nın Gerçeği en kesin şekliyle mevcuttur. Bu nedenle 2. Vatikan Konsili şunu açıklar: “Kutsal Ruh’ça meshedilmiş (bkz. İncil, Yuhanna’nın 1.Mektubu 2,20 ve 27) imanlıların bütünlüğü imanda yanılamaz” (Lumen Gentium, 12).

 İmanlıların tümü “iman ve ahlak konularında genel ortak kanılarını ifade ettikleri zaman” bu hatasızlık geçerlidir (Lumen Gentium, 12). Topluca kiliseye ait olan imanda yanılmazlık, havarilerin ardılları olarak episkoposların birliğinde (en başta genel bir konsilde) ve Petrus’un ardılı olarak Kilise’de birliğe hizmet görevini üstlenmiş olanın makamında (Papalık makamı) belirginleşir ve gerçekleşir. Bunun anlamı, Papa özel şahıs olarak yanılmaz değildir. Bütün öğreti ifadeleri de yanılmaz olarak geçerli değildir. Yanılmaz olan Papa’nın “ex cathedra” yani makamının kudreti ile “imanlıların başçobanı ve öğretmeni olarak ... bir iman ya da ahlak öğretisinde kesin geçerli bir belge olarak duyurduğu” (Lumen Gentium, Sayı 25, 1. Vatikan Konsili’ne atıfta bulunarak)26 öğreti açıklamalarıdır. Papa ve aynı şekilde episkoposlar her istedikleri şeyi yanılmaz olarak açıklayamazlar, topluca kiliseye emanet edilmiş ve kilisede kuşaktan kuşağa aktarılan imana bağımlı durumdadırlar. Bu nedenle öğreti kararından önce Kitabı Mukaddes’teki iman tanıklığına, kilisedeki aktarıya ve hristiyanların diri iman bilincine (“sensus fidei”, Lumen Gentium, Sayı 12) uymak zorundadırlar.

 Tersi yönde imanlılar topluluğu için de imanın bağlayıcı ve güvenilir şekilde açıklanıp duyurulması önemlidir. Bu güvenilir duyuru, kilisede görev makamının görevidir. Kilisede görev makamı, havarilerin İsa’ca görevlendirilmelerinde ve – Petrus’un makamı, papalık – İsa’nın Petrus’a yüklediği görevde temellenir (bkz. İncil, Matta 16,18; Luka 22,32; Yuhanna 21,15-17).

 Katolik kilisesinde anlaşıldığı ve gerçekleştirildiği şekilde evrensel kilise, aynı derecedeki yerel kiliselerin birliğidir. Yerel kiliselerin temel birimi episkoposluktur. Episkoposluk, bir episkoposun idaresi altındadır. Episkoposluklar, her biri episkopos tarafından bir rahip ya da başrahip’e27 emanet edilmiş olan cemaatler şeklinde bölünmüştür. Episkopos bir yerel kiliseden sorumludur, ve bir cemaatteki bir grup imanlının ruhsal yönlendirilmesi için atadığı rahipler de episkoposun yardımcılarıdırlar. Rahibin görevi ise, mümkünse görevli ya da gönüllülerin de desteğiyle, hristiyanları Mesih’in adına biraraya toplamak, efkaristiya ayinini kılmak, diğer sakramentleri kutlamak ve aynı zamanda imanlıların öğreti ve ruhsal ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Episkoposlukların veya yerel kiliselerin tamamı, birliği ve idaresiyle episkoposlar birliği ile havari Petrus’un ardılı, Roma episkoposu Papa’nın görevli olduğu evrensel kiliseyi oluşturur.

 Doğu kiliselerinde ister Papalık’tan bağımsız olsun, isterse Roma ile birleşmiş olsun her kilisenin en büyük önderine Patrik denilir.

     2. Kiliseler ve kiliselerin birliği

Kilise en eski dönemlerden itibaren bölünmeler ve heretiklerden (doğru imandan sapmalar) sıkıntı çekmiştir. Teolojik konuların yanında siyasi ve ahlaki faktörler de bunda önemli bir rol oynamıştır.28

 Günümüzde hristiyanlığın üç ana grubu, Katoliklik29, Protestanlık ve Ortodoksluk dünyaya yayılmıştır.30 Bunlar yüzyıllar boyunca az ya da çok birbirlerine karşı bir tutum izlemişlerdir. Hatta silahlı çatışmalar bile yaşanmıştır. Misyon bölgelerinde de bazen hiç de iyi niyetli olmaksızın, birbirlerine karşı rekabet göstermişlerdir. Bu tutum, İsa’nın mesajına ve O’nun birlik için duasına aykırıdır (İncil, Yuhanna 17. bölüm).

 Yirminci yüzyılın ilk döneminde kilisenin birliğini hedefleyen ekümenik hareket güçlü bir gelişim göstermiştir. Kiliseler Ekümenik Konseyi 1948’te kurulmuştur ve protestan (anglikanlar dahil) ve ortodoks kiliselerin çoğu bu konsey üyesidirler. Hristiyanların yarısından çoğunun üyesi olduğu ve sayıca en güçlü hristiyan kilisesi olan Katolik kilisesi, İkinci Vatikan Konsili’nden sonra da bu konseye katılmamıştır. Ancak konseyin en büyük komisyonlarının çalışmalarına katılmaktadır ve bir çok üye kilisesi ile Efkaristiya, kilisede makamlar, kilisede otorite ve Papa’nın rolü konularında önemli ortak kararlar alınmasını sağlamıştır. Hristiyanların birliğine giden yol böylece açılmış durumdadır. Burada gerekli olan, bütün hristiyanların birbirlerini kardeş olarak görmeleri, birbirlerine kulak vermeleri ve nerede ve nasıl mümkün olursa beraberce çalışmalarıdır.

 IV. Hristiyanlar yanıtlıyor 31

 1. Kilise ve ümmetin her ikisi de imanlı topluluklarıdır. İkisi de sosyal ve dünyevi boyutlara da sahiptirler. Ümmet, Tanrı’nın isteğini geçerli kılmakla, Muhammed’in işini devam ettirmekle görevli olduğuna inanmaktadır. Geniş kapsamda cemaat olarak kilise ruhsal birlik ve Mesih’in ve O’nun egemenliğinin görünür mevcudiyeti olarak ümmete karşılık gelmektedir. Bu noktada protestan kiliseleri kendilerinde idare yapı yoğun olarak göze çarptığı halde ruhani kurullar ilkesini32 vurgularken, katolik kilisesi hiyerarşik yapı ve öğreti makamını daha güçlü olarak karakterize eder. Her iki tarz da birbirine aykırı olmak durumunda değildir.

 2. Papalık ve Halifelik. Halife devlet başkanı olarak dünyevi bir hükümdardı, Papa’nın otoritesi ise günümüzde tamamen ruhsal niteliktedir. Günümüzde toprak büyüklüğü olarak çok küçük olan Vatikan Devleti, Papa’nın ve katolik kilisesinin merkezi organı Kurie’nin bağımsızlığını garanti eder. Papa tarafından ülkelere gönderilen Nunsiyuslar (Vatikan’ın elçileri) dünyevi bir hükümdarın elçileri değil, temel olarak yalnızca ruhsal bir önderin kişisel temsilcileridirler.33

 3. Katolik34 Kilisesi’nde ve Ümmet’te yanılmazlık. Temel ilke hem katolik kilisesinde hem de ümmette olmak üzere her iki tarafta da vardır. Bunun ortak bir öğesi vardır. Yanılmazlık asıl olarak imanlılar topluluğuna ait bir özelliktir. Aradaki fark ise bunun ifade ve aktarı şeklindedir.35 Katolik düşüncesine göre, Kilise’nin, nesillerle gelen sakınılamaz gelişimler karşısında, İncil’e sadakatle daima Gerçeğin içinde kalması için Kutsal Ruh’un yönlendirdiği bir öğreti makamı gereklidir.

 4. Katolik rahip, protestan erkek ya da kadın vaiz (Pastör), imam gibi ibadete önderlik eder, vaaz verir ve öğretirler. Katolik rahip, protestan erkek ya da kadın vaiz kutsanarak bu göreve atanırlar. Buna karşın imam ise bazen devletçe, bazen de bir cami cemaati ya da camiler birliğince bir müslüman cemaatine önderlik etmesi için görevlendirilir. İmamlık görevinin yerine getirilmesi için ilahiyet eğitimi görmek kesin bir önkoşul değildir.

 5. Vaftiz, iman açıklaması (islamiyette amentü) ve sünnet. İnsan ya müslüman ebeveynlerden doğmakla, ya da tanıklar önünde islamiyetin iman açıklaması şehadeti söyleyerek islama geçmekle müslüman olur. Hristiyan kilisesinin üyesi ise İsa’ya Tanrıoğlu olarak imanı da içeren vaftiz aracılığıyla olunur. Kuran’da bahsedilmeyen sünnet ise sünnettir (yani Hadise dayalı gelenek). Bazı hukukçulara göre sünnet mecburidir, bazılarına göre ise tavsiye durumundadır. Sünnet erkek çocuklarını kapsar, ancak kız çocuklarının sünnetini isteyenler de vardır, ancak bu müslümanların çoğunluğunca reddedilir.36

 6. Kilise’de ve Ümmet’te birlik. Kilise ve Ümmet’in her ikisi de bazen kan dökülmesine varan ayrılıkçı hareketler ve iç çekişmeler yaşamışlardır. Her iki tarafta da insani faktörlerin yadsınmaması, önemsiz görünmemesi gerekir. Bunun anlamı, katolik ve protestanların, örneğin Katolik kilisesinin Doğu ve Batı kiliselerine bölünüşüne, 16. yüzyılda kilise bölünmelerine ve protestanların kendi aralarındaki savaşlara neden olan hataları, yanlışları ve günahları açıkça kabullenmeleri demektir. Bu da, katolik inancına göre kilisenin hem Tanrısal hem de insani (yani yanılabilir) doğaya sahip olduğunu, ve katolik ve protestan inancına göre hem kutsallar hem de günahkarlardan oluştuğunu ifade etme fırsatı verir. Kilise’nin kendini sürekli yenilemesi gerektiği37 düşüncesi, devamlı olarak kilise içinde yeniden düşünmeye çağrı durumundadır, ancak kiliseden ayrılma ve kopmalara yönelik bir teşvik olarak algılanmamalıdır. Nasıl ki müslümanlar mezhep farlılıklarının ötesinde kendilerini iman kardeşi olarak görüyorlarsa; hristiyanların da mezhep sınırları ötesinde kendilerini mümkün olduğu her yerde, örn. Kitabı Mukaddes’in çeviri ve yorumunda, teolojik düşünce ve araştırmalarda, ruhsallığın ve tanıklığın gelişiminde, sosyal ve hayır işlerinde birlikte çalışmaya teşvik edilmiş, Mesih’te bir olan kardeşler olarak görmeleri gerekir.

Kitapla ya da hristiyanlıkla ilgili sorularınızı lütfen sorular@islamacevaplar.com adresine yazınız. Sorular ve yazarın yanıtlarını yine bu sitede yayınlayacağız. Soru gönderen kişilerin ne adları ne de elektronik posta adresleri açıklanmayacaktır.

[Ana Sayfa - Цnsцz] [Kutsal Kitap] [Эsa'nэn Tanrэlэрэ] [Haз, Gьnah, Kurtuluю] [Muhammed: Peygamber?] [Ьзlьbir Tanrэ] [Kilise] [Kutsal Efkaristiya] [Эbadet] [Ruhsal ve Dьnyasal] [Sьrekli Bekarlэk] [Dinlerin зokluрu] [Hristiyanlэрэn Merkezi] [Dipnotlar] [Tematik Soru Эndeksi] [Sorular Эndeks] [Sorular ve Yanэtlar 1] [Sorular ve Yanэtlar 2] [Sorular ve Yanэtlar 3] [Sorular ve Yanэtlar 4] [Sorular ve Yanэtlar 5] [Sorular ve Yanэtlar 6] [Sorular ve Yanэtlar 7] [Sorular ve Yanэtlar 8] [Sorular ve Yanэtlar 9] [Sorular ve Yanэtlar 10] [Sorular ve Yanэtlar 11] [Sorular ve Yanэtlar 12] [Sorular ve Yanэtlar 13] [Sorular ve Yanэtlar 14] [Sorular ve Yanэtlar 15] [Sorular ve Yanэtlar 16] [Sorular ve Yanэtlar 17] [Sorular ve Yanэtlar 18] [Sorular ve Yanэtlar 19] [Impressum]